Nato'nun Dağılışı
- Aslan Bey

- Jan 27
- 1 min read
NATO dağılıyor sanıyorlar.
Yanılıyorlar.
Nato'nun Dağılışı; işlevini tamamlamış bir illüzyon.
Bir ittifak, ortak düşmanla ayakta kalır.
Düşman bittiğinde, müttefikler birbirine bakmaya başlar.
Bakış uzadıkça niyet okunur.
Niyet okunduğunda silahlar masaya iner önce sessizce.
Soğuk Savaş bittiğinde NATO’nun da bitmesi gerekiyordu.
Ama Batı, cenazeleri hemen gömmeyi sevmez.
Bir süre vitrinde tutar.
Fonlar, bildiriler, zirveler…
Hepsi aynı soruyu bastırmak içindi:
“Biz kime karşıyız artık?”

Cevap yoktu.
O yüzden cevap icat edildi.
Terör dediler.
Sonra düzensizlik.
Sonra demokrasi ihracı.
Sonra “tehdit algısı”.
Ama tehdit algıdan ibaretse,
algıyı yöneten gün gelir gerçeği kaybeder.
Bugün NATO’nun sorunu Rusya değil.
Çin değil.
Ortadoğu hiç değil.
Bugün NATO’nun sorunu üyeleridir.
Aynı masada oturup farklı haritalara bakan insanlar
ordu kuramaz.
Sadece toplantı yapar.
Amerika artık yük taşımak istemiyor.
Avrupa ise silah taşıyacak iradeye sahip değil.
Birisi kas gücü, diğeri vicdan arıyor.
Oysa savaş, ikisini de sevmez.
Türkiye’ye gelince…
Bizi ne zaman çağırdılar?
İhtiyaç olduğunda.
Bizi ne zaman hatırlamadılar?
Karar alınırken.
İttifak dediğin,
zor gününde yanında olandır.
Zor kararı alırken dışarıda bıraktığın değil.
Şunu bilin:
NATO çökerken bina gürültü yapmaz.
Sessizlik olur.
Toplantılar azalır.
Cümleler uzar, kararlar kısalır.
Ve bir gün fark edersiniz ki
artık kimse kimseyi korumuyor.
Herkes kendini kurtarmaya çalışıyor.
İşte o gün…
Yeni düzen başlar.
Ama eski akılla değil.