Aramızda Kol Gezenler
Kimdir bunlar, nereye baksak onları görüyoruz. Nereye gitsek orada da var. Cinsiyet, milliyet fark etmeksizin her yerdeler ve sürekli and içmişcesine bozgunculuk yapmaktalar.
Yine çok derin bir konunun perlerini aralamaktayız.

Öncelikle şuradan başlayalım ki, onları bizler yarattık. Duyarsızlıklarımızla, hırslarımızla, egolarımız ve kibirlerimiz ile.. vs bu liste uzar gider.
İnsan; fidandan ağaca verilen bir maneviyat taşır. Herkes netice de doğduğunda sıfır’dır. Sadece soydan gelen bir zincirin yükü ve birikmişliği vardır. Kişi o yaşamı boyunca ne yaparsa yapsın o zincir onu bırakmaz. Olumlu ve olumsuz manada o kişiye bir çok izler bırakır.
Pek çoğumuz zincirin sadece bir halkası olmak ile yetinir iken, çok azımız o zincirin başına geçer ve dizginleri ele alır. Bu dizginleri elinde tutanların ki vay haline! Üzerlerinde ateşten bir gömlek zaten onları yakıp küle çevirirken, tuttukları zincirler de ellerini dağlamaya başlar.
Onların omuzlarında koca bir soyun yükü vardır. Lakin kimse bunu bilmez ve anlamaz. Sadece Tanrı o kişileri ve üstlendikleri bu ateşten görevi görür ve bilir.

—
Bu kişiler daha çocuk yaşta iken derin travmalara mağruz kalmış ve bu böyle gitmez demişlerdir. Çoğunluk ise böyle gelmiş, böyle gider.. der iken. Allah katında bu insanlar ulvi birer devrimcidirler. Hakka olan bağları sorgulanmamalıdır. Hangi dine mensup oldukları da sorgulanmadan, insanlık için üstlendikleri bu ulvi görevlere odaklanılmalıdır.
Konuyu biraz dağıtmış oldum. Başa döner isek, heryerde gördüğümüz bu bozguncular;
Kötü kalpli ve dayakçı bir öğretmen ise, bilmeliyiz ki. Onu da öğrencilik yıllarında yine biz bu hale getirdik.
Başka bir örnek, kavgacı ve serseri bir adamsa, bilmeliyiz ki daha çocuk yaşlarda iken ona zorbalık yaptık, hakkını çiğnedik, belki de dövdük.
Bir başkası, dolandırıcı ise, yine onu vakti zamanında bizler dolandırdık. Belki çocuk iken elindeki şekeri alıp hadi bas git buradan dedik.
Demem o ki, bozgunculuk tek taraflı başlamadı. İnsanoğlu onu kendi elleriyle bir heykeltıraşın heykeli oluşturması gibi yarattı ve var etti. Bu durum o kadar karmaşık bir hal aldı ki, şu an hiç birimiz bu sorumluluğu göremeyen ve kabullenemeyen canlılara dönüştük.
Yani, kötülüğü .. en başta bizler iyileriz diyen insanlar yarattık. Bu sorumluluktan kaçtığımız sürece bu döngü değişmeyecek. Bizim bu sorumluluktan kaçan tarafımız da deccaliyet’in ekmeğine yağ sürmeye devam edecek.
Kar topu gibi düşüyoruz tepeden aşağıya ve bu durum sürekli kendi halkasına yeni mağdurlar, yeni acılı hayatlar dahil ederek varlığını sürdürüyor. Aradaki dengeyi yalnız Allah bilir.



Yorumlar